2 Mart 2009 Pazartesi

bekleme odası

Sonunda başardım sanıyorum. O kadar uzun bir zamandır susuyordum ki artık sözcükler kapalı dudaklarımdan taşıyor. Salihciğim mütebessim okuyor şimdi bu yazıyı biliyorum. "Hani yazmak istemiyordun?" diyor içinden. Ama paylaşmadan da olmuyor :)

1 yorum:

  1. Canım benim, "bekleme odası"na girdim, soluklandım biraz, sonra şiirinin hüznü vurdu yüzüme:

    "Ne yüksek tavanlı evler
    Ne yosun kokusu odanı saran
    Ne de yeni bir yılan koynuna gizlenmiş
    Hiçbiri acıtmazdı
    Yitirilen saflığın tadı kadar"

    Evet, bir kez daha tebessümlerle karşıladın beni. Bir kez daha hayata bir parantez açtırdın. Kelimelerle aranı iyi tutmanı dilerim. İhanete ne kadar meyyal olsalar da. :)

    YanıtlaSil